TELEFONUNUZDAKİ YAPAY ZEKA TIMEFUL

Dan Ariely ilk defa TED Talks‘da gördüğüm konuşması sayesinde ilgimi çekmeye basladı. “Predictably Irrational” ve “The Upside of Irrationality” gibi bestseller kitapların yazarı olmasının yanısıra; kendisinin insan psikolojisi, davranış ekonomisi ve karar vermenin anatomisi uzerine yaptiğı çalışmalar beni kendisine bağlamaya yetti. Aynen Malcolm Gladwell’in Blink‘te yaptığı gibi saatler, bazen haftalar süren süreçler sonucunda karar veren insanoğlunun aslında nihai kararını ne kadar mantıksız ve ilkel şekilde verdiğini oyle güzel açıklayıp bizimle dalga geçiyor ki bayılıyorum :) Kendisi yaptığı bilimsel çalışmalar ile bir yandan insan davranışlarının kökenini anlamaya çalışırken bunu, anlayamayacağımız karmaşık şekillerde ortaya dökmek yerine günlük hayatımızda karşımıza çıkan olaylar üzerinden çok basit bir şekilde açıklıyor.

Hatta çoğu zaman karar verme mekanizmalarına oyle cuk diye oturan açıklamalar getiriyor ki, ‘ben bunu neden daha önce düşünemedim de haftalardır karar vermeye çalışıyorum’ diye söylenirken buluyor kendini insan. Basit veya karmaşık her türlü gündelik hayat sorusu için de websitesinde “Ask Ariely” bölümünde kendisine gelen soruları cevaplıyor.

Benim favori sorularımdan biri : “Macerayı beklemek.” Erkek arkadaşı tarafından kendisine yamaç paraşütü kuponu hediye edilen bir kız var. Bu kız hediye kuponunu alır almaz kullanmak yerine, bir sonraki sezon kullanmak için sakliyor. Çünkü bu deneyim onu korkutuyor ve gelecekte kendisini zihinsel olarak daha iyi hazırlayıp, daha cesur olacağını düşünüyor. Soruysa şu: böyle bir şey için bir insan kendisini gerçekten hazırlayabilir mi? Dan Ariely’nin bu soruya cevabi çok basit ama tabi basit olmasi hemen aklımıza geleceği anlamına da gelmiyor:

“Deneyimlerden bahsettiğimizde 3 çesit zamanı düşünmeliyiz : Deneyimden önceki zaman, deneyim süresince geçen zaman ve deneyimden sonraki zaman. Deneyim öncesi zaman beklenti ve korku dolu olabilirken, deneyimin kendisi eğlenceli veya ıstırap dolu olabilir. Deneyim sonrası da önceki zamanlara bağlı olarak mutlu ya da uzuntu dolu anılarla dolu olacaktır. Tüm bu zaman birimlerinin en kısa süreli olanı ise, ilginç bir şekilde, deneyimin gerçekleştiği zaman birimidir. Bu durumda yamaç paraşütü öncesi zaman çok da eğlenceli görünmeyecek. Deneyimin kendisi de büyük ihtimalle saf eğlence olmayacak. Hatta belki bunu neden kendine yaptığınla ilgili sorular soracaksın. Fakat yamaç paraşütü sonrası deneyim mükemmel olacak (bundan canlı çıktığını varsayarsak). Korkularını yenmenin keyfini çıkaracak, kuşbakışı dünyanın görüntüsünü tekrar tekrar zihninde hayal edeceksin. Bu yüzden senin için en iyi strateji, bu deneyim öncesi zamanı olabildiği kadar kısa tutmandır. (Hepimizin yaptığının aksine.)”

Diğer bir soru ise özellikle büyük şehirlerde yaşayan insanların çoğu zaman başına gelen bir şey : “Rezervasyon ve park etmenin psikolojisi” Burda da rezervasyon kabul etmeyen bir restorana giden birinden bahsediliyor. Garson, bu kişiye 20 dakika beklemesini söylüyor. 20 dakika sonra, 15 dakika daha beklemesini daha sonra da 10 dakika daha beklemesini söylüyor. Sonuç olarak bu kişinin bir masaya oturması 1 saati buluyor. Soru ise şu: Mantıken bu kişi beklemeyi ne zaman bırakmalı ve baska bir restorana gitmeyi ne zaman seçmeli? Dan Ariely cevap olarak, garsonun verdigi bekleme sürelerini “fudge factor” / bir çeşit “hata faktörü”nü göz önüne alarak değerlendirmemiz gerektiğini söylüyor. Mesela, diyelim ki hata faktörünü ‘+ 1,5 kez’ olarak belirledik. Bu durumda garsonun size soylediği zamanı hata faktörü üzerinden tekrar hesaplayıp bunun orada yiyeceğiniz yemek için değip değmeyeceğine daha kolay karar verebileceğinizi soyluyor.

Şimdi biraz Dan Ariely’den bahsettikten sonra onun çıkardığı mobil bir takvim aplikasyonu olan “Timeful” dan bahsetmek istiyorum. Ama önce günümüzün hastalığı olan “Erteleme”yi bir adım öteye götürerek “Planlanmış Erteleme/Structured Procrastionation”dan bahseden Dan Ariely’nin aşağıdaki 1 kusur dakikalik video’sunu izlemenizi öneririm. Çünkü hepimiz aslında o sırada hiçbir şey yapmamamıza rağmen e-mail’lerimizi veya facebook sayfamızı kontrol ederek birşey yapıyormuş hissini kendimize yaşatmaya çalışıyoruz. Yani “planlanmış erteleme” yapıyoruz :)

Timeful presents a Dan Moment: Procrastination from Timeful on Vimeo.

Zaman yönetimi, aldığımız kararlar ve insan psikolojisi hakkında çok yararlı çalışmaları olan Dan Ariely’e ait bir aplikasyon olması dışında, Timeful’u diğer takvimlerden ayıran birçok şey daha var.

timeful

Aslında Timeful; Mountain View, Kaliforniya merkezli, zaman yönetimi odaklı yapay zeka kullanımıyla öne çıkan bir start-up. Timeful’un 3 kurucusu var: Yazılım ve altyapısı; Stanford Üniversitesi’nde bilgisayar teknolojileri konusunda Phd sahibi, orada veri tabani inceleme, yapay zeka ve algoritmaları zaman yönetimine optimize etme konusunda araştırmalar yapan Jacob Bank’a emanet. Jacob Bank aynı zamanda daha önce LInkedin ve Google’da da yazılım mühendisi olarak çalışmış. Aplikasyonun nasıl kararlar vereceği ve bilgileri nasıl kişisel olarak işleyeceği ise davranışsal psikoloji konusunda uzman Dan Ariely’e ait. Timeful’un 3.kurucusu ise daha once 3 start-up kuran ve bunların birini (TradingDynamics) 400milyon dolara Ariba’ya diğerini de (Katango) Google’a satan Yoav Shoham. Kısacası aplikasyonun alt yapısı işini bilen insanlardan çıkıyor ki kurulduktan sonra, içlerinde Ashton Kutcher’ın da olduğu birçok yatırımcı tarafından desteklenerek 7 milyon dolarlık bir yatırım alıyorlar.

Timeful Product Introduction from Timeful on Vimeo.

Yukarıda aplikasyonun genel hatlarıyla nasıl işlediğini çok güzel açıklamışlar. (Surada da biraz daha ayrıntılısı mevcut) Ki herhangi bir ürünün benim ne işime yarayacağını maksimum 5 dakikalık bir intro videosu ile bana açik bir sekilde anlatamayan hiçbir şeyi, kurcalamak icin bile vakit harcamıyorum ben. Şimdi işin kullanıcı kısmına gelecek olursak, benim duyar duymaz indirdiğim Timeful ile ilgili deneyimlerim şu şekilde :

  • Aplikasyonu ilk açtığınızda günlük düzenli olarak yapmanız gereken işleri saatlerine göre belirtiyorsunuz. İşe gitmek vs gibi. – Ayrıca ayarlar kısmından, iş saatlerinizi ve uyuma saatlerinizi de belirtiyorsunuz ki o saatler içinde aplikasyon size yapılacak şeyler önermesin.
  • Aplikasyonun en beğendiğim özelliği stabil olmasındansa aktif olması. Yani siz yapmanız gereken işleri (köpeğinizi dışarı çıkarmak, işe gitmek, dişinizi fırçalamak gibi) seçerken bir yandan da günlük rutininiz içine sokmak istediğiniz alışkanlıkları veya yapılacak işleri (spor yapmak, annenizi aramak gibi) aplikasyon sizin icin takviminize yerleştiriyor. Yani ne kadar çok kullanırsanız aplikasyon sizi daha iyi tanıyor ve böylece bir süre sonra en aktif ve üretken olduğunuz zamanları belirleyerek, yapılması gereken bütün işleri önem derecesine gore günlük saat içinde bir sıralamaya koyuyor.
  • Siz yine kendiniz hangi işlerin mutlaka o saatte yapılması gerektiğini, hangi işlerin ise takvimde sunulan saat önerilerine açık olduğunu işaretleyerek belirleyebiliyorsunuz. Diyelim ki, spor yapmak icin Timeful’un size önerdiği zaman aralığını beğenmediniz o zaman üzerini kolayca çizerek yeni bir zaman aralığı tavsiyesi alıyorsunuz.
  • Telefonunuzdaki bütün takvimler ile senkronize olduğunu söylememe gerek yok sanırım. Böylece günün sonunda sizi çok iyi tanıyan sanal sekreteriniz size en uygun planı çıkarmış oluyor.

Çoğu zaman çok basit olan şeyler söz konusu olsa bile, maalesef günümüzde her geçen gün artan dikkat dağıtıcı unsurlar nedeniyle zorlanır hale geliyoruz. Arada bu şekilde hayatımızı oyun haline getiren ve günümüze uzaktan bakmamızı sağlayan yardımcı araçlar, hele ki altında böylesi bir uzmanlık varsa takdire şayan olabiliyor.

email
Tugce Uluurgun

I love talking about nothing. It is the only thing I know anything about.

Ilk yorumu siz yazın!