PRODUCT HUNT VE ETHAN

2014 yılındayız ve icat edilen bütün ürünler, akıllı telefonlar ve buluşlarla hayat artık çok kolay. Hiçbirimiz anneanne ve dedelerimizin çektiği günlük hayat zorluklarını çekmiyoruz. Dünyanın bir diğer ucunda gerçekleşen bir olaydan anında haberdar olabiliyor, aramızda okyanus bile olsa sevdiğimizle yanımızdaymış gibi iletişim kurabiliyoruz. Üstelik  bu daha başlangıç, teknoloji her geçen gün biz uyurken değişmeye ve gelişmeye devam ediyor. Fakat gelin görün ki tüm bunları başaran insanoğlu zekası, halen yetiştirmesi gereken sunumu son güne erteleyip ucu ucuna yetiştiren insanoğlu zekası ile aynı. Hayatımızdaki bütün buluşlar ve ürünler deli gibi gelişirken, onları icat eden biz insanlar sanki geriye doğru gidiyoruz. Artık “erteleme” hastalığından muzdarip olmayan insan sayısı neredeyse yok, günlük zamanımızı bir düzene sokmak master derecesinde bilgi ve disiplin istiyor. Aklımız o kadar çok şey ile meşgul ki “Bugün işe giderken ne giyeyim?” ya da “Marketten hangi sütü satın alayım?” gibi çok basit kararlarda bile bocalıyoruz.

İşte tam bu noktada, son zamanlarda özellikle aplikasyon dünyasında dikkatimi çeken bir şey var: İnsanoğlunun yaşadığımız yüzyıldaki bu açığını gören ve bunu paraya çeviren girişimciler. Hepimizin aklına gelen ama çok basit olduğunu düşünen zihnimiz yüzünden üstünde bile durmadığımız bazı fikirler, onu gerçekleştiren girişimcisine yarıyor. Örneğin; her ne kadar altyapısında kompleks bir yazılım olsa da sonuçta bizim için günlük ajanda oluşturan “Timeful” neden bu kadar ilgi görüyor? Eskiden dedelerimiz Ece ajandalarında istedikleri notları alıp, ajandalarını kendileri oluşturmuyorlar mıydı? Şimdiyse her birimizin bize neyi ne zaman yapacağımızı, uzun zamandır yapmak istememize rağmen erteleyip durduğumuz o işi gündelik hayatımızda hangi araya sıkıştıracağımızı söyleyecek dijital asistanlara ihtiyacı var.

Bir de gündelik bilgi alışımıza gelelim. Eskiden herkese kendi marketinden alıp okuduğu gazete yeterli olurdu. Şimdiyse bilgi öyle hızla gelişip yayılıyor ki, teknolojinin bir nimeti olarak ilgi alanlarımız ile ilgili her türlü çıkan haberden, buluştan, yenilikten haberdar olmak istiyoruz. Üstüne sosyal medyayı takip edip güncel konular hakkında da bir tutam bilgi sahibi olmak var. Peki çalışmamız ve uyumamız da gereken 24 saatlik bir günümüze tüm bunların hangisini sığdırabiliriz? Bu boşluğu da fark eden ve sizin seçtiğiniz konularda hatta, sizin hoşlanabileceğinizin düşünüldüğü konularda bile bir “size özel gazete ” yaratan Feedly, Zite, Flipboard, Buffer’in Daily‘si ve linkedin’in Pulse’i gibi siteler var. Mobil aplikasyonlarının da bulunduğu bu siteler size, teker teker bütün websitelerini dolaşmaktansa tek bir ekrandan ilgilenebileceğiniz haberlerin en iyilerini sunuyorlar. Kendileri bir içerik üretmeyen, yaptıkları sadece size özel en iyi içerikleri tek bir yerde toplamak olan bu sitelerin fikir noktası basit ama bu onlara aşık olmamızı engellemiyor. Böylesi basit bir fikre sahip olan, benim de hem web hem mobil versiyonunu sürekli kullandığım başka bir buluş ise Pocket. Pocket’ın tek görevi ise, o an bir websitesinde gördüğünüz ama okumaya veya izlemeye vaktinizin olmadığı içerikleri sonra bakmak üzere kaydetmek.

Öte yandan aynı şekilde yola çıkan ve sitesinde ister aplikasyon, ister bir ürün olsun her gün keşfettiklerini “The best new products, everyday.” mottosuyla Product Hunt isimli sitesinde paylaşan 27 yaşındaki Ryan Hoover var. Ryan, Mashable‘a göre yatırımcıların ve muhabirlerin teknolojideki yenilikleri kendisinden öğrendikleri bir girişimci genç. Ryan Hoover’ın yaptığı şey işinize yarayacak en iyi aplikasyonları ve ürünleri her gün size sunmak. Aslında siz de telefonunuzdaki aplikasyonlar bölümünden “en yeni aplikasyonlar”ı keşfedebilirsiniz. Ama görünen o ki, bunun için de zamanımız yok ve birinin her gün çıkan onlarcası içinden seçim yapması ve bizim için onları denemesi gerek. Bir anlamda Reddit‘in ürün gösteren versiyonu olan Product Hunt’a girip o günün önerilen en iyi ürünlerini veya aplikasyonlarını görebilirsiniz. Önerilen her ne ise, üstüne tıklayınca açılan mini forumda onun hakkında kurucusuna yorum gönderebilir ve cevap alabilirsiniz. Fakat şu anda, sadece referansı olan kullanıcılar yorumda bulunabiliyor.

Product Hunt

Product Hunt’ın kurucusu Ryan Hoover internet konusunda öyle dışa dönük bir girişimci ki, şu ana kadar birlikte çalıştığı neredeyse herkesle internet üzerinden tanışmış. Blog’unda yazdığı “13 people I want to meet in 2013” yazısında maddelerden biri olan Nir Eyal, Hoover’ın bu yazısını gördükten sonra onunla iletişime geçmiş ve sitenin ilk yatırımcılarından biri olmuş. Hoover; sitenin ürün tasarımcısı ile bile, bir link paylaşım sitesinin yorum bölümü üzerinden tanışmış. Product Hunt’ın ekim 2014 itibariyle, 75.000 abonesi bulunuyor ve websitesi aylık 2milyon kez görüntüleniyor. Şu ana kadar 6.1 milyon $ yatırım toplayan sitenin yatırımcıları arasında tahmin edersiniz ki, bir kadının ayakkabı alması gibi girişimlere yatırım yapan Ashton Kutcher da var. Hoover’ın Medium’daki sayfasında yazdığı “Making Product Hunt” da okumaya değer.

Benim Product Hunt’da fark ettiğim bir aplikasyon var ki; insanoğlunun buluşları ne kadar ileri gitse de, en temel ihtiyaçlarının gittikçe daha az tatmin edildiğini gözler önüne sürüyor. Hatta, aklıma ilk izlediğimde ‘yok artık’ dediğim ‘Her’ filmi geliyor. Bu aplikasyonun adı : Ethan. Kendisine “Yeni Siri” de denilen aplikasyon ismini kurucusu Ethan’dan alıyor. Karşınızdaki ise gerçek bir kişi. Yani Ethan, Ethan’la mesajlaşmanız için bir aplikasyon :)

Ethan

Ethan bütün soruları kendisinin bizzat okuyup cevapladığını söylese de ileride kullanıcı sayısı iyice fazlalaşınca buna nasıl çözüm bulacak o merak konusu. Şimdi bile hızlı cevap alamadığından yakınan kullanıcıları mevcut.

Ethan aplikasyon

Aplikasyon kimilerine gereksiz, kimilerine aptalca bir fikir olarak gelebilir. Kimilerinde de Candy Crush gibi bağımlılık yapabilir. Her türlü senaryoda işin komik bir tarafı var ki, o da böylesi bir fikrin bile alıcısının olması. “Akşam ne giymeliyim?” diye karar veremediğinde bu soruyu yanıtlamaktan bıkan erkek arkadaşına sormaktansa Ethan‘a soran kadından tutun da, yalnız hissettiği için veya ne yiyeceğine karar veremediği için soru soran kullanıcıya kadar Ethan herkesin dostu olmaya aday. Zaten aplikasyonu indirince çıkan ekran, sizi sanki bir arkadaşınızla chat’lesiyormuşsunuz gibi hissettiriyor.

Ethan iphone aplikasyon

Ethan belki uç bir örnek ama belki 10 sene öncesine kadar önümüze konulsa gülüp geçeceğimiz birçok ürün şimdi hayatlarımızı kolaylaştırıyor. Bu yüzden de onların sıkı takipçisi olmamiz aslında büyük bir ironi. Çünkü kendi ürettiklerimiz yüzünden hayatlarımızı zorlaştırıyor sonra yine kendi ürettiklerimizle kendimizi avutuyoruz :) Belki de ‘Her’ filmi aslında o kadar ütopik veya Ethan o kadar da aptalca değil. Çünkü zaten iletişim kurduğumuzu söylediğimiz canlı kanlı bir insanla vaktimizin ne kadarını yüz yüze, ne kadarını online geçiriyoruz ki.

email
Tugce Uluurgun

I love talking about nothing. It is the only thing I know anything about.

Ilk yorumu siz yazın!